Taksim’de asansör ağır çıkıyor. Aynada kendime bakıyorum, saçımı düzeltmiyorum. Bugün yorgunum. Escort işi böyle, bazı geceler bedenin senden önce yoruluyor.
Kapıyı çaldım. Adam orta yaşın biraz üstünde, kravatı gevşetilmiş, odanın ışığı kısık. “Burçin?” dedi. Başımı salladım. Çantamı koltuğa bıraktım. Pencereden meydan görünüyordu, neonlar ıslak asfalta vuruyordu.

“Yağmur mu yağıyor hâlâ?” diye sordum. “Durdu gibi,” dedi. Konuşması aceleci değildi. Bu iyi. Aceleci olanlar işi çabuk bitiriyor, sonra da “bir daha görüşürüz” deyip kayboluyor.
Odada geçen Zaman
Çay istemedi. Sigara yaktı, bana da uzattı. İçmedim. “Sen uzun zamandır mı bu iştesin?” diye sordu. “Yeterince,” dedim. Daha fazla anlatmadım. İnsanlar escort’un hikâyesini dinlemek ister, sonra da aynı hikâyeyi başkasına anlatır. Benim hikâyem bana kalsın.
Yatağın kenarına oturdum. Ayakkabımı çıkardım. “Işığı kapatayım mı?” dedi. “Kapatma.” Karanlıkta kaybolmak istemiyorum, yüzünü görmek istiyorum. En azından bu kadarını.
Önce öptü. Dudakları kuruydu, sonra ısındı. Ellerini belime koyduğunda durdurmadım. Bluzumu çıkarırken parmakları biraz titredi. Gülümsedim. “İlk defa değilim,” dedim. “Biliyorum,” dedi ama sesi küçük çıkmıştı.
Tenim sıcaktı. Onun da. Çarşaflar sert, otel çarşafı gibi. Bunu her seferinde fark ederim. Belimi kavradığında “yavaş” dedim. Emir gibi değil, nefes gibi. Anladı. Acele etmedi.
Bir ara durduk. Pencereden tramvayın sesi geldi. O sigara yaktı, ben çarşafa yaslandım. “İstanbul’u seviyor musun?” diye sordu. “Sevmek zorunda değilim,” dedim. “Buradayım, o kadar.”
Sonra tekrar birbirimize döndük. Bu sefer daha sessiz. Ellerimi omzuna koydum, nabzını hissettim. Bedenim alışık, ama yine de o gece bir yerimde bir şey durdu. Belki yağmur, belki odanın kokusu, belki adamın fazla konuşmaması.
Sabaha karşı uyandım. O uyuyordu. Duşa girdim, makyajı silmedim zaten azdı. Giyindim. Kapıya yönelirken “numaran bende,” dedi yarı uykulu. “Yazarsan bakarım,” dedim.
Asansör yine ağır indi. Lobi kalabalıktı. Dışarı çıktığımda Taksim’in havası yüzüme çarptı. Escort Burçin yine bir odadan çıkmıştı. Bu kadar.
Bazen aynı otele tekrar giderim. 814 değil, başka numara. Ama o geceyi unutmuyorum. Islak asfalt, kısık ışık ve “yavaş” dediğim an hâlâ duruyor bir yerde.

Henüz kimse yorum yapmadı. İlk sen ol.